21 Ağustos 2015 Cuma

Edebiyatın Üretim Motivasyonu Olarak Mutsuzluk

Scream
"Öyleyse doğruyu söyleyeyim size! Siz barışı, yeni savaşların aracı olarak sevmelisiniz. Ve kısa barışı, uzunundan daha çok sevmelisiniz." Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich W. Nietzsche

Zerdüşt, çatışma ortamlarının "gelişim" için en uygun olduğunu ve barış ile mutluluğun ancak tembelliğe yol açacağını böyle savunmuştu. Eğer konstrüktivist bir açıdan bakıyorsak sanata, o da bir üretimsel faaliyet halini alacaktır. Bu durumda sanat eserleri de üretime dönüşür; peki bu üretimin motivasyonları içerisinde en büyük söze kim sahiptir?

Eğer, "ilham" konusunu inceliyor olsaydık; çok derin bir kuyuya düşerdik. Çünkü sanatçının ilhamları; bağlı olduğu disiplinler ve sanatsal akımlar ile giderek daha fazla derinleşir. Çevrenin onun üzerinde bıraktığı empresyonist izler, onun beklentileri gibi binlerce "ilham" konusuyla karşı karşıya kalırdık. Halbuse bir şeyler üretmek için "masanın başına oturmasına" sebep arıyorsak, motivasyonunu daha net çizgiler halinde okuyabiliriz. Elbet ki sanat asla bu kadar basit değildir. "Bir şairi bütünüyle anlamak için kullandığı kaleme kadar bilmek gerekir" der Cemal Süreya. Bu diğer disiplinler için de aynıdır. Edward Munch ın meşhur tablosu "Scream" in bir yanardağ patlamasının havayı değiştirmesi yüzünden oluşması, sanatçıların çevresel etkilerden de son derece "ilham" alabileceğini gösterir.

Mutsuzluk; bir rahatsızlık, hoşnut olmama durumu bunun sonucunda ise bir "arayış", "çözüme kavuşturma", belki de "içini dökme" hali olarak karşımıza çıkar. Her ne kadar modern tıp, "depresyonu"; "kişinin sosyal işlevlerini ve günlük yaşama dair etkinliklerini rahatsız edecek, bozacak dereceye ulaşmış üzüntü, melankoli veya keder durumudur." (Vikipedi) diyerek "üretim" yapamaz hale gelmek ile hastalık olarak tanımlasa da, bu süreçte üretilmiş eserler mevcut.

Goethe
Mutsuzluk üzerine birkaç aforizma ararsak şunlara ulaşabiliriz;

"İyi uyudum, çünkü mutsuzluğum vardı. Hiç kuşkusuz yatağın dibine kıvrılıp yatarak geçirdi geceyi. Ondan önce uyandım ve birkaç saniye anlatılmaz bir mutluluk duydum. Sonra mutsuzluğum da uyandı, hemen üzerime atıldı." Michel Tournier

"Üzüntüler, yalnızlıkta büyük bir mutsuzluğa dönüşür: bir sinek bir canavar olur." J.J. Rousseau

"İnsan, tebessümle gözyaşı arasında gidip gelen bir sarkaçtır." Byron

"Bütün kalpleriyle ağlamayı bilmeyen insanlar, gülmeyi de bilmezler." V.C.Kersey

"Kişi kendi mutluluğununa katlanabilmek için, bir başkasının acısını taşıyabilmeli." Stanislaw J. Lec

"İnsanların en mutsuzu, öteki insanları sefil ederek mutlu olduğunu sanandır." Fenelon

"İnsanın son gününü beklemeli her zaman; mutlu dememeli ona ölmeden, cenazesi kaldırılmadan." Ovidius

"Bu dünyada tortusuz şarap olmadığı gibi, üzüntüsüz sevinç de yoktur." Montaigne

"Sevinç, çoğu zaman derin acıları saklamak üzere bir çabadır." George Sand

"Bütün mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan ileri gelir." Tolstoy

"Mutsuzlukların en tatlısı, kişinin alıştığı mutsuzluktur." W. Edish

"Dört şey mutsuzluk eseridir: Cahillik, tembellik, kimsesizlik ve bayağılık." Ferideddün Attar

"Kahredici olan, acının varlığı değil, nedensiz acıdır." Nietzsche

"Tanrı çoğu kez mutsuzları bir araya getirir ki, dertleri yok olsun." Goethe

"Öğrendikten ve sevdikten sonra daha çok acı çekeceksiniz." Victor Hugo

"Sanatın kaynağı asla mutluluk değildir." Chuck Palahniuk

Mutsuzluk; romantikler tarafından aşka bağlanırken realistlerde hayatın kendisine bağlanır. Varoluşçularda ise "mutsuzluk" bir gereklilik halini alır; çünkü "zaten neden mutlu olalım ki?"

Edip Cansever
İkinci Yenici şair Turgut Uyar ise "mutsuzluğu" doğrudan konuşur;

"Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
Sevgim acıyor"

Aynı zamanda Cemal Süreya dan örnek alabiliriz;

"Mutsuzluk gülümseyerek gelir, adıyla süslenmiştir;
Banliyo treninde rastladığımız
Sınav saatini kaçırmış liseli kız,
Hep kazanırsın ey çözümsüzlük!"

Edip Cansever in tüm o mutsuz kişilikleri; Ruhi bey, Yakup... Edip Cansever e göre mutsuzluk bir gelişme durumudur;

"Öğrendim öğrenmesine, mutsuzluk da bir gelişmedir"

Fakat aynı zamanda, "depresyona" yaklaşan bir mutsuzluğun kötücüllüğünü de söylemiştir;

"Ve demiştin bir gün, anımsıyorum
Mutsuzluk da boğabilirmiş insanı
Bir gün, akşama doğru, alacakaranlıkta."

Tüm bunların yanında edebiyatımızda "mutsuzluk" teması göründüğü gibi çok kuvvetlidir; Nilgün Marmara nın Slvia Plath ın poetikasından etkilenmiş şiirlerinden; Oğuz Atay ın "Tutunamayanlar" ındaki mutsuz Selim karakterine ile tabi ki efsanevi Yusuf Atılgan ın Bay C. sine kadar, "mutsuzluk" modifi başarıyla işlenmiştir. Yakup Kadri Karaosmanoğlu nun "Ankara" eserinde "Selma" karakteri ile; Reşat Nuri Gültekin in "Yaprak Dökümü" ve Halit Zira Uşakligil in "Aşk-ı Memnu" su da "mutsuzluk" temalı güzide yapıtlardır.

Biz ise bu yazıyı daha "mutlu" bir sanat eseriyle bitirmek isteriz; "Bize mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?"

Abidin Dino

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder